Paket Ekran bir mutfakta doğdu.
Gece geç saatti. Mutfakta, ertesi günün kampanyasını platformlara tek tek giriyorduk — Yemeksepeti, Uber Eats Trendyol Go, Migros Yemek. Aynı ürün, aynı fiyat, her panelde yeniden yazılan aynı satır. O gece anladık: pişirdiğimiz yemek kadar, ekranda kaybettiğimiz saatler de gerçekti.
Basit bir soru sorduk kendimize: "Bunu bir kere yazsak, hepsine birden gitse?" Cevabı bulmak aylar sürdü. Önce kimse için değil, sadece kendimiz için bir araç yaptık. Gerçek mutfaklarda, gerçek siparişlerle test ettik; bozduk, düzelttik, yeniden denedik.
Sonra anladık ki bu yorgunluk bize özel değildi. Aynı panelleri, aynı kaçan kampanyayı, aynı "keşke tek yerden yönetsem" cümlesini her esnaftan duyduk. Paket Ekran, o gece sorduğumuz sıradan sorunun büyüdüğü yer oldu.
Bugün peşinde koştuğumuz şey aslında hiç değişmedi: küçük bir işletme de büyük bir zincir kadar rahat yönetilsin istiyoruz. Esnaf teknoloji uzmanı olmak zorunda kalmasın; mutfağına, siparişine, ailesine ayıracağı zamanı geri kazansın.
Panelle biz uğraşalım, siz yemeğinizle uğraşın.